İnsanlar Ölümsüzlük İçin Programlandı!

Kültürü ve dini ne olursa olsun Dünya’nın farklı yerlerinden insanlar ölümsüz olduklarına veya  ruhun fiziksel beden ölümünün ötesine geçtiğine inanırlar.

 

Araştırmalar, sonsuz olduğunu düşündüğümüz kısmın akıl yürütme yeteneğimiz değil, arzularımız ve duygularımız olduğunu gösteriyor. Bilim adamları, bir parçamızın ebedi olduğu inancının doğuştan geldiğine ve kültür, din gibi kavramlarla empoze edilen bir şey değil, insan doğasının ayrılmaz bir parçası olduğuna inanıyor.

 

Doğumdan Önce Yaşam 

 

Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Boston Üniversitesi'nden araştırmacılar, çocukların 'gebe kalmadan önceki zaman' hakkındaki fikirlerini inceledi. Ekvador'da iki farklı kültürden 5-12 yaş arası 283 çocukla görüştüler.

Bazı çocuklar, doğumdan önce yaşamın var olduğuna dair hiçbir inancın olmadığı Chuar köyünde büyümüştü. Bilim adamları bu köydeki çocukların avcılık ve çiftçilik yoluyla sürekli olarak doğum ve ölümü gözlemlediklerinden, gebe kalmadan önce daha rasyonel, biyolojik temelli bir zaman görüşü geliştirmiş olabileceklerini öne sürdüler. Karşılaştırma için Quito şehri yakınlarındaki kentsel bir bölgeden katolik ailelerin çocukları ile röportaj yapıldı, büyüdükleri toplumda bu çocuklara hayatın hamile kalındığında başladığı öğretilmişti.

 

Araştırmayı yürüten Profesör Natalie Emmons çocuklara; bir bebek, hamile bir genç kadın ve aynı kadının hamilelik öncesi resimlerini gösterdi. Çocuklara her dönemde çocuğun yetenekleri, düşünceleri ve duyguları hakkında bir dizi soru sordu. Farklı yetiştirilme tarzlarına ve kültürel normlarına rağmen çocuklar şaşırtıcı derecede benzer tepkilerle karşılık verdiler. Bebeğin vücudunun annenin hamileliği sırasında oluştuğunu fark ettiler. Bununla birlikte, umutlar, arzular ve duygular da dahil olmak üzere ruhlarının, yani özlerinin, daha hamile kalmadan önce var olduğuna da inanıyorlardı. Natalie Emmons, üreme hakkında biyolojik bilgiye sahip çocukların bile başka bir tür ebedi formda varoluşa inandıklarını söyledi.

 

İşte bu durum duygular ve arzularla ilgiliydi. Çocuklar doğumdan önce gözleri olmadığını ve göremediğini söylese de, annelerini yakında görmekten mutlu olduklarını veya ailelerinden ayrıldıklarında üzüldüklerini söylediler. Bilim adamları, ölümsüzlüğe olan inancın oldukça gelişmiş sosyal muhakemenin bir yan ürünü olduğuna inanıyor, çünkü insanlar diğer insanları kendi zihinsel sınırları içerisinde görme eğiliminde. Araştırmacılar, ruhun bilimsel olmasa da bedenin dışında yaşayabileceği fikrinin doğal olduğu sonucuna da vardı.

 

Dini, felsefi, psikolojik ve mitolojik geleneklere göre kişi, canlı bir varlığın veya nesnenin maddi olmayan ve ölümsüz bir özüdür. Hıristiyanlıkta ruh, çoğunlukla aklın, duyguların ve iradenin taşıyıcısı olarak tanımlanır. Fikirlere göre ölümden sonra varlığını sürdürür ve kaderi yaratıcı tarafından belirlenir. Platon'a göre ruh, fiziksel bedene girmeden önce vardır. Maddi olmayan dünya hakkında bilgi sahibidir, ancak doğumdan sonra onları unutur. Psikolojide ise ruh bir dizi zihinsel fenomen ve kişinin bilinci olarak tanımlanır. 

Derleyen & Çeviren

Mehmet Levent Ünal, Bengisu Ersoy

 

UYARI: işbu blog içerisinde yer alan bilgi ve uygulama teknikleri tedavi amacı taşımamaktadır. Söz konusu bilgiler bu tekniği öğrenmek için eğitime katılan katılımcıyı bilgilendirmek amaçlı olup sağlık hizmeti niteliğinde değildir.Verilen bilgiler hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmamalıdır. Tanı ve tedavi mutlaka doktor tarafından yapılması gereken ciddi bir işlemdir.Her türlü hastalık ve benzeri tedavi gerektiren sorunlarınız için dokturunuza danışınız.

  • Spotify Sosyal Simge