Öz Hakkında

 

İnsanların rahatsızlıkların ne olduğu hakkında birçok farklı kavramı vardır, ancak daha önce de söylediğim üzere, benim için beden sadece ışıktır ve değişiklikler zihin iyileşmeyi aldıktan sonra kolay bir şekilde ortaya çıkar. Buna dayanarak, hastalıkta dahil olmak üzere bütün bedeni enerji olarak görüyorum. Hastalığın tarihini çok umursamam, insanın kendisi hastalığın sebebidir. Benim için hastalıkta beden de sadece enerjidir. 

 

Şimdi yavaşça başka bir konuya geçelim. Genelde, uygulayıcının tüm çabalarına rağmen iyileşme görülmediğinde, buradaki problem kişinin kendisinin iyileşmeyi engellemesidir. 

 

Şimdi özlerin sorularına ve insanın bir parçası olmayan ama yine de insanın içinde bir parazit gibi yaşayan işlevsiz düşünce formlarına gelebiliriz. Onlar insanın kendisi değildir, ancak kişi onları düşünceler, duygular, hisler ve hareketler ile kendine çeker. Onların varoluşuna göre, bu varlıklar iyileşme sürecini engelleyebilir ve/veya hastalığın direkt sebebi olmuş olabilirler. 

 

Varlık nedir? Yaşarlar, başka bir boyuta aittirler, ama nasıl oluyorsa dünyamıza gelirler. Kendi ana dünyalarında ve bütünde olduğu gibi Evren’de bir işe yararlar ve gereklidirler. Ancak burada bir problemlerdir. 

 

Farklı bir türün özüdürler, mesela korkusuz bir insan ruhu, 3. Boyuttan ayrılmaz ancak kendi için başka bir insan bedeni seçebilir. Bu boyuttan olan ya da olmayan dünya dışı ruh varlıkları da mümkündür, ancak yanlış yer ve zamandadırlar. 

 

İşlevsiz düşünce formu nedir? Bu bir başka insan ya da varlığın herhangi birinin bedenine girmesidir. Bu genelde dışarıdan kasten tanıştırıldıklarımızdır. Nefret ile yapılmış bir büyü, lanet ve benzeri, hepsi insanın içine girebilir ve orada yaşayabilir. Bir kez kişinin içinde girdiğinde, genelde düşünce insanı kabul eder. Oluşturulan form ,canlı olduğu izlenimini verir. Varlıklarla aynı şekilde geri alınır.

 

Tüm bunlar kesin ve kural olarak, iyi varlıklar olmadıkları sürece insan üzerinde negatif bir darbedir. Evet, az da olsa, insanlar için faydalı olan daha evrimsel bir doğaya sahip ruhlar da vardır. Eğer böyle bir ruh algılanırsa, ben onu göndermek için herhangi bir şey yapmıyorum. En doğru zamanda gidecektir. 

 

Hipnoterapistler bu özler ve düşünce formları ile sıklıkla karşılaşırlar. İlk yaptıkları şey ise uygun olup olmadıklarını kontrol etmektir. Ve bende buna katılıyorum. Bir kez kişinin yüksek benliğinden izin aldıktan sonra, onun işlevsiz düşünce formları ve özlerini tanımaya başlamanız gerekir.

 

Gördüğüm insanların neredeyse yarısında bu tür ''parazit''lerin olduğu bulundu. 

 

Genellikle özler, Atlantis kökenlidir, yani neredeyse 13 bin yıl önce Mer-Ka-Ba doğru olmayan bir şekilde kullanıldı ve tüm ölçüm spektrumu kırıldı. Ve çoğu zaman, bu varlıklar tüm bu binyıllar için belirli bir ruhla kaldılar. 

 

Geçmişte, kaotik ve başka kiliseler, özü insan bedeninden çıkarmak amacı ile şeytan çıkarmaya başvurdular. Ancak geneli spiritüel alemde ne olduğunu tam olarak anlamadı ve çoğu hayvani psişik gücünü kullandı. Papaz basitçe özü çıkarmak istedi ve yanında ne olduğunu fark bile etmedi. Çıkarılmış olan öz, başka bir bedene girme şansı elde ettiğinde bundan faydalanır ve bu genelde ilk karşılaştığı kişi olur. Özler insan bedeninin içinde yaşamalıdır. Başka bir formun dışında uzun süre yaşayamazlar.

 

Peki bu çıkarılma formunda iyi olan şey nedir? Hastalık yani öz, hâlâ insanlığın içinde kalır. Artık kendi dünyasında değildir. Korkmuş ve çok mutsuzdur. Özler küçük çocuklara benzerler, ancak bu düşmanca dünyada kendilerini korumak adına, korkutucu bir görünüm almayı ve korkutucu sesler çıkarmayı öğrendiler, böylece kişi onlardan uzak durabilir. 

 

Mevcut tüm ruhlar bir nedenden dolayı Tanrı tarafından yaratılır ve evrensel yaşam programında kutsal bir amaca hizmet eder.

 

Ruh eve geri döndüğünde bu onun için cennete gitmek ile eşdeğerdir. Orada hayat görevini tamamlayabilecek ve mutlu olabilecektir. Ve iyileşen insan, kendi bedeninde yalnız kalır, kendi kendi ile, bazen binlerce yıl sonra ilk defa ve akılcı bir şekilde, yani bu bir şekilde işlev görür. Genellikle birçok rahatsızlık kendi kendine gider, çünkü rahatsızlığın ana nedeni budur.

 

Elbette sıra dışı bir konuya değindik, ancak tüm bunlar tamamen gerçek. Birçok insanda bunun nasıl tam ve sağlıklı hale gelmeye yardımcı olduğunun sonuçlarını gördüm.

 

Eminim şunu daha önce duymuşsunuzdur:

''Bu hayatta kendimize dayattıklarımız dışında hiçbir kısıtlama yoktur.''

Derleyen & Çeviren

Mehmet Levent Ünal, Bengisu Ersoy

UYARI: işbu blog içerisinde yer alan bilgi ve uygulama teknikleri tedavi amacı taşımamaktadır. Söz konusu bilgiler bu tekniği öğrenmek için eğitime katılan katılımcıyı bilgilendirmek amaçlı olup sağlık hizmeti niteliğinde değildir.Verilen bilgiler hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmamalıdır. Tanı ve tedavi mutlaka doktor tarafından yapılması gereken ciddi bir işlemdir .

Her türlü hastalık ve benzeri tedavi gerektiren sorunlarınız için dokturunuza danışınız.

© 2019 by Mehmet Levent Ünal.