Kadın ve Erkek ilişkilerinde Uyum

Kadınlar ve erkekler arasındaki uyumlu ilişkilerin ana sırrı çakraların etkileşiminden kaynaklanır. 

 

Kadın ve erkekler arasındaki uyumlu ilişkiler mutluluğun temelidir, bu ilişkilerin sırlarından bahsedeceğiz. Bu çok önemli bir konudur, mutluluğunuz, başarınız, refahınız ve sağlığınız bunu anlamanıza bağlıdır.

Kadınlar, erkekler ile yaşadıkları ilişkilerde genelde ''verici'' taraf olduklarını öğrendiklerinde hayal kırıklığına uğrarlar. Muhtemelen bunun adil olmayan bir yaklaşım olduğunu düşünmüş olabilirsiniz, yani birisinin sadece vermesi ve diğerinin de alması gerekir. Sevgili okurlar, bu konuda sizi biraz rahatlatmak istiyorum. Sahip olduğunuz her şeyi bolluk ve bereket içinde vermeye başladığınızda, mutluluklar ve iyilikler sizi bulacaktır. Yaratan tarafından yaratılan her şey birbiri ile her zaman uyumludur, sadece bu gerçeği anlamanız ve kabul etmeniz gerekir.

Bu önemli konuyu derinlemesine anlayana kadar bilgileri birkaç kez daha okuyun. Bunu fark ederek ruh eşinizle uyumlu bir ilişki kurabilirsiniz. Ayrıca ek olarak birçok insan çakraların nasıl aktive edileceği sorusuyla ilgileniyor, çünkü yaşamın her alanında iyi, sağlıklı olma durumumuz onların tıkanıklık derecesine bağlı. Bu bilgiyi fark etmek çakraları açmanın ve kişisel büyümenin yollarından biridir.

Yaratıcının insanlığın gelişimini hızlandırmak için insanı 2 yarıya böldüğünü zaten biliyoruz.

Böylece bu yarılar her zaman birbirlerini arzularlar, gerçekten çok akıllıca bir mekanizma yaratıldığını şöyle ifade edebiliriz; Kadınların cinsel enerji çakrası her zaman enerji doludur, erkeklerinki ise enerjiye her zaman açtır ve onu da sadece bir kadın besleyebilir. 

Bu nedenle kadınlar olmadan erkekler tamamen yaşayamaz ve gelişemezler. Bir ilham perisine ihtiyaçları vardır. 

Peki kadınlar neden her zaman güçlü bir cinsel çakraya sahiptir? 

Kadınların cezbetmek, beslemek, ilham vermek, gebe kalmak, doğum yapmak ve çocuk yetiştirmek için bir erkeğe ihtiyacı vardır. Bu nedenle kadın, onu bu güçlü enerjiyle besleyen Dünya ile yakından bağlantılıdır.

Kadınların doğum yaptıktan sonra zaten çok fazla cinsel enerjiye sahip olması nedeniyle, kendi kendilerine de yeterli oldukları kabul edilebilir. Ancak sevinmek için acele etmeyin ve bir erkek olmadan da gerçekten iyi yaşayabileceğinize hemen inanmayın. Tabii ki yaşayabilirsiniz, fakat hayat olduğundan daha zor olacak ve gerçek mutluluğu onlar olmadan bulamayacaksınız, çünkü ruh, Evren'e karşı yerine getirmediğiniz bir görev yüzünden acı çekecek.

Erkekler, Dünya'nın dönüştürücüsü (transformatörü) oldukları için, cinsel çakraları kadınlarınkine yakın olamaz. Onlar daima bu enerjiyle beslenmelidir, ancak bu durumda üreyebilirler. Onlar Evren’in çocuklarının sayısından sorumludur, bu yüzden spermlerinde birçok aktif sperm bulunur ve bu durum erkekleri cinsel anlamda korumasız hale getirir. Doğada ise çok eşlilerdir. 

Kadınlarda cinsel çakra tek uçludur, eğer bir erkekle birlikte olmayı seçerlerse sadece ona bir enerji akışı yönlendirirler. Kadınlarda bir yumurta ayda sadece bir kez olgunlaşır. Kadın, Evren’in çocuklarının kalitesinden sorumludur. Bu nedenle her zaman doğa tarafından yeterli bir enerji kaynağına sahiptir. Tek eşlilerdir ve sadakatsizlik konusu enerji planlarında yer almaz. Bu sorunu psikoloji açıklayabilir ancak bugün onu konuşmayacağız. 

Adam, kadın nasıl gizlemeye çalışırsa çalışsın, enerjisini ondan çekip diğerine yönlendirdiğini hemen hissedecektir. Çünkü bu durumda erkeğin enerji kaynağı kesintiye uğrar. Yine de kadın birkaç kişiyle cinsel ilişkisi olsa bile sadece bir erkeğe enerji verebilir.

Bir erkek ve bir kadın birbirlerine çekim duyduklarında biyo alanları birleşir ve birbirlerini karşılıklı olarak güçlendirirler. Ancak bu sistemin sabit olması ve uyumlu bir birliğin oluşturulması için enerji merkezlerinin (çakraların) çalışmasında net bir görev dağılımı gösterilmelidir. 

İlk çakrada erkek verici olmalıdır. Bu enerji merkezinde her zaman kendisine verilen görevleri yerine getirmek için yeterli enerjiyle doludur. Bu onun fiziksel güç kaynağıdır. Bu durum kadının hayatta kalması için yeterlidir, dolayısı ile erkek, kadına uygun yaşam koşulları, konfor ve koruma sağlamalıdır.

Not: bu çakranın izdüşümünde erkeğin ve kadının cinsel organı bulunur. 

Genellike insanlar şöyle derler: "Erkek bir ev inşa etmeli, bir ağaç dikmeli ve bir çocuk yetiştirmeli." Yani adam kadına enerjinin kendisini değil, bu enerji sayesinde yarattığı yaşamın maddesel durumlarını verir, çünkü o Dünya'nın transformatörüdür. Kadının enerjisi ise erkek tarafından inşa edilmiş yuvanın iyileştirilmesi için yeterlidir.

Bir erkek, kadına gerekli koruma ve normal yaşam koşullarını sağlamıyorsa, böyle bir erkekten mümkün olan en kısa zamanda kaçmalı ve uzak durulmalıdır. Kullanılmayan enerji onu agresif, kıskanç kılacak ve onu cinsel zevklere ya da alkole bağımlı yapacaktır. Böylece çakrası bloke olur ve muhtemelen ileride kısırlık yaşar, yani erken iktidarsızlık meydana gelir. 

Bir düşün, gerçekten buna ihtiyacın var mı?

İkinci çakrada verici taraf kadın olmalıdır. Kadın bu enerjiyi erkeğe sadece cinsel ilişki yoluyla değil (enerjinin en büyük kısmı cinsel ilişki yoluyla verilir), şefkat, sarılmalar, öpücükler, hatta nerede ve ne zaman olursa olsun düşünceleriyle bile enerji verir. Ancak kadın erkeğe yeteri kadar enerji vermek istemiyorsa, bu enerji merkezindeki fazla enerjisi jinekolojik hastalıkların (kistler, fibroidler vb.) veya nymphomania'nın (sürekli cinsel ilişkiye girmek isteme durumu.) gelişmesine yol açacaktır. Eğer kadın yalnızsa ve cinsel enerjisini verecek kimse yoksa, onu bir sonraki çakralara yükseltmeli ve orada deneyimlemelidir. Bu durumda kadın fazla enerjiyi ortadan kaldıracak, sağlıklı kalacak ve toplumda büyük başarı elde edecektir. Fakat aynı zamanda kişi daha rasyonel bir uyum mekanizması olduğunu da unutmamalı. Bu yüzden kadınlar uzun süre yalnız kalmamalıdır.

Üçüncü çakrada ise verici kişi erkek olmalıdır. Ancak biliyorsunuz ki erkekler ancak kadınlardan yeterli cinsel enerji alırlarsa verebilirler. Kişi bunu aldıktan sonra üçüncü enerji merkezi açılır, iradesi, kararlılığı, atılganlığı uyanışa geçer ve sosyal olarak yükselir. Bu durum kişiyi profesyonel büyüme, kariyer, güç ve saygı alanlarında yükseltir. Böyle bir erkek eve refah getirir ve basit hayatta kalma normlarının ötesinde kadınların arzularını yerine getirebilir, yani güzel eşyalar, kıyafetler, mücevherler, arabalar vb. Erkeğin ona verilen enerji karşılığında kadına verebileceği şey budur. Ve eğer erkek kadına bunun karşılığını vermezse, aşırı enerji ve kibir, açgözlülük, zulüm ve intikam duygularının öne çıkmasına sebep olur, tabii bunun sonucunda ise gastrointestinal sistem hastalıkları ortaya çıkar. 

( Uyumsuz Çiftler )

Dördüncü çakrada enerji verici kişi kadın olmalıdır. Kalp merkezindeki ilahi sevginin kaynağı tükenmez. Buna ek olarak kişi ne kadar çok verirse, o kadar fazlasını Yaratıcı’dan alır, hatta bazen 'kaderinin' ona çeşitli hediyeleri de olur. Ancak kadın bu sevgiyi sadece erkeğe vermemelidir, bu sevgiyi aynı zamanda onu çevreleyen alana da yansıtmalıdır. Bazen kadınların sorduğu şöyle bir soru var: ''Eğer eşimizi sevmiyorsak, ona sevgi enerjisini nasıl verebiliriz?'' Eğer eşinizi sevmiyorsanız ve bazı sebeplerden dolayı ayrılamıyorsanız, onu bir arkadaş, kardeş ya da oğlunuz gibi sevin. Kadın ancak bu şekilde evrene olan görevini yerine getirebilecektir. 

Erkeğin kalp merkezi hafifçe açılacak ve sevgi enerjisi merhamet, empati gibi nitelikleri ortaya çıkaracaktır, kişi sevmeyi öğrenecek ve sonra bu güç onu belirsizliklerden özgürleştirecektir. Sevgi dolu bir adam sadakatsiz olamaz.  

Kadın bu sevgi enerjisini farklı şekillerde verebilir, mesela biyolojik bir alandan, şefkatli ve yumuşak bir bakışla, içsel bir gülümsemeyle, sevgi dolu bir kelimeyle, sempati, empati, affetme yoluyla… Kalbindeki sevgiyle dokunduğu her şey ile sevgiye daha çok enerji verir. Sevdiği bir erkeğe hediyeler alır, sevgi ile ona yiyecek hazırlar, vb. Ayrı kaldıklarında bile zihinsel olarak bu sevgi enerjisini transfer edebilir. 

( Uyumlu Çiftler )

Beşinci çakrada enerjiyi verecek olan kişi erkektir. Fark ettiyseniz Adem elması sadece erkeklerde bulunur, kadınlarda bulunmaz, dolayısı ile kimin verici taraf olacağı hakkındaki ipucunu buradan yakalayabilirsiniz. 

Kadın eşine sevgi enerjisini verdiğinde erkeklerde boğaz çakrası açılır ve yaratıcı yetenekleri uyanır, böylece aralarında uyumlu bir birliktelik yaşanır. 

Bu beş merkez açıldıkça, altıncı ve yedinci merkezler (çakralar) de açılmaya başlayacak, gelişim fırsatları ve kişisel büyüme olanakları elde edeceklerdir. Bu bolluk enerjisi beraberinde sevgi, başarı, mutluluk, sağlık enerjilerini de getirir. Böyle bir birliktelikte tüm isteklerin gerçekleşmesi olasıdır. 

Birlikte olan kadın ve erkek bu transfer mekanizmasını doğru şekilde yerine getirmezlerse aralarında uyumsuzluk meydana gelecektir. Birinci ve ikinci çakraların yanı sıra üçüncü ve dördüncü çakralar arasında da acil durumlarda kullanılmak üzere enerji valfleri (enerji giriş çıkışını sağlayan kapakçıklar olarak düşünebiliriz) vardır. Mesela bir erkek uzun süredir bir kadınla birlikte olmamışsa, ilk çakrada biriken enerjinin bir kısmı vücudu normal çalışabilsin diye ikinci çakraya aktarılır. 

Eğer erkek tembelse ve ilk çakrasını pek de fazla zorlamak istemiyorsa, kadın yaşam koşulları ile uğraşmak zorunda kalacaktır, doğal enerjisi buna yetmeyecek ardından cinsel çakradan enerji çekmeye başlayacak ve sadece çok küçük bir kısmını doğum yapabilmek için orada bırakacaktır. Sonrasında bu kadın seksiliğini kaybedecek, libidoları beslenmeye başlayacak, çeşitli cinsel rahatsızlıklar (iltihaplar, adet düzensizlikleri vb.) ortaya çıkacaktır. Erkek ise ilk çakrasındaki enerjiyi ikinciye aktaracak ve eşi onu beslemediği için başka taraflara yönelecek. Bu ilişkinin büyümesi ve gelişmesi hakkında konuşmaya hiç gerek yok, çünkü öyle bir şey olmayacak, bu artık bir çıkmaz haline gelecek.

Bu nedenle bir partner seçerken hoş bir görünüme ya da güzel iltifatlara değil, size normal bir yaşam ve koruma koşulları sağlayıp sağlayamayacağına bakın. Uyumun temel sırrı buradadır. 

Eğer erkeğin üçüncü çakrasının açılmasını sağlayamazsanız ya da o sizin üçüncü çakranızı uyarmazsa, o halde toplumda yükselebilmek için hayattaki tüm hayallerinizi gerçekleştirmiş olmak zorunda kalacaksınız ve bunu yapabilmek için dördüncü yani kalp ve cinsel çakradan enerji çekmeniz gerekir. Sevgi enerjisini uygunsuz ve uzun süreli kullanmış olacak, arzularınızı anlayacak ancak duygusuz ve kalpsiz olmaya başlayacaksınız.

Bu durumda enerji kabuğu zayıf hisler ve duygular ile tartılır ve aşağı doğru genişler. Böyle bir yapı Kozmos'tan yüksek miktarda enerji çekemeyeceği için yapılan her şey büyük çaba, enerji ve sağlık ile elde edilmelidir. Dolayısı ile bu tür ilişkiler düzene sokulmaya ihtiyaç duyar, ya da her iki tarafın da iyiliği için ayrılmalıdırlar, kişilerin deneyimli enerji terapistlerinden veya psikologlardan yardım almaları gerekebilir.

Elbette bu sadece şematik bir anlatıştı. Ancak bu yazıya dayanarak uyumlu ilişkiler kurmanın prensiplerini anlayabilirsiniz. Kendi içinde bulunduğunuz durumu analiz edebilir ve zayıf noktayı bulduktan sonra düzeltebilirsiniz. Sonuçta her şey bizim elimizde, sizde bu bilgileri kullanarak iki yarımdan uyumlu bir birliktelik ve tam bir mutluluk elde edebilirsiniz. 

Derleyen & Çeviren

Mehmet Levent Ünal, Bengisu Ersoy

UYARI: işbu blog içerisinde yer alan bilgi ve uygulama teknikleri tedavi amacı taşımamaktadır. Söz konusu bilgiler bu tekniği öğrenmek için eğitime katılan katılımcıyı bilgilendirmek amaçlı olup sağlık hizmeti niteliğinde değildir.Verilen bilgiler hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmamalıdır. Tanı ve tedavi mutlaka doktor tarafından yapılması gereken ciddi bir işlemdir. Her türlü hastalık ve benzeri tedavi gerektiren sorunlarınız için dokturunuza danışınız.

© 2019 by Mehmet Levent Ünal.