Vladimir Aleksandroviç Petrov ile Söyleşi

“Yeşil adamları beklemeyin.”
3 Kasım 2001, “Moskovskaya Pravda” Gazetesi, 5. Sayfa.

Vladimir Aleksandroviç Petrov ile Söyleşi

Son dönemde moda haline gelen ve sıkça kullanılan “Kozmik Enerji” terimi, her ne kadar bilinçaltımızda anlamını sezgisel olarak kavrar gibi olsak da bu alana yabancı olanlar için pek çok gizemi içinde barındırmaktadır. Sanki bu, Kozmos’unenerjisi ve onun biz dünyalılarla olan bağıdır. Ancak bu, genel olarak doğru sayılabilecek algının ardında aslında ne yatmaktadır? “Zazerkalye” köşesinin önceki sayısında başlattığımız Kozmik Enerji üzerine sohbetimize yeniden dönüyoruz. Bugünkü konuğumuz, Kozmik Enerji’ninkurucusu, akademisyen Vladimir Aleksandroviç Petrov’dur. Ancak söyleşiye geçmeden önce, kendisinin şu sözlerini aktarmak yerinde olacaktır:

“Kozmik Enerji, geleneksel anlamda ne bir inançtır ne de bir bilimdir. O, daha çok insan düşüncesinin bu iki karşıt sisteminin bazı unsurlarını içinde barındıran, geniş anlamda bir Bilgi’dir. Bu Bilgi, kendine özgü, son derece erişilebilir bir metodolojiye ve dünya ile insan hakkında oluşmuş ve pratikte doğrulanmış bir anlayışlar bütününe sahiptir.”

Ve yine şöyle der:
“…Kozmik Enerji, uygarlığın gelişimi için en önemli araçlardan biridir.”

– Vladimir AleksandroviçKozmos’un enerjisi nedir, doğası nasıldır?

– Galaksimizin çekirdeği, spiral akışlar halinde güçlü frekanssal yayılımlar üreten bir kaynaktır; bu akışlar, DNA’yı yöneten dalga biçimli bir galaktik kodu temsil eder. Bu hipotez, modern astronomi anlayışıyla çelişmez. İnsan, belirli kozmik frekanslara uyumlanabilir. Bu frekanslar her zaman var olmuştur ve hala varlığını sürdürmektedir. Örneğin yogiler, bu dalgalarla rezonansa girmeyi öğrenmişlerdir. Bu esnada DNA aktive olur. DNA, bilgiyi algılayan bir anten, bir alıcıdır. Dünya genelinde bu enerjilere “süptil enerjiler” denir. Aslında hepimiz, bütün dünya olarak, mecazi anlamda çalışan bir nükleer reaktörün içinde yaşıyoruz. Gezegenimizdeki enerji böylesine güçlüdür. “Yukarıdan”, yani dışarıdan gelen enerjileri biz süptil olarak algılarız; oysa bunlar son derece güçlüdür. Kozmik Enerji operatörü, belirli enerjilerle rezonansa girerek insanın aurasını, yani enerji alanını düzenler, daha doğrusu düzeltir. Bu yolla, belirli organlara seçici biçimde etki etmek mümkündür. Belirli bir frekans, belirli bir organa karşılık gelir. Örneğin, belli bir frekanstaki enerjiyle böbrek taşları birkaç seans içinde parçalanabilir ve ağrısız bir şekilde vücuttan atılabilir. İnsan, doğası gereği son derece enerjik bir varlıktır.

– Sizin görüşünüze göre Kozmik Enerji bağımsız bir bilgi sistemidir ve bu, devasa bir bilgi akışını da beraberinde getirir. İnsan bu akışla başa çıkabilir mi?

– Bilgi hiçbir zaman fazla olamaz! Bize öyle gelir. Bizi zorlayan şey, onun çokluğu değil, tekdüzeliğidir. Özünde hep aynı bilgidir. Kozmik Enerji operatörünün aldığı dalga sinyallerine gelince, doğanın ne gereksiz bir şey sunacağına ne de lüzumsuz bir şey yaratacağına inanırım.

– Kozmik Enerji nerede doğmuştur, ilk izleri nereye kadar sürülebilir?

– Bunun belirli bir başlangıç tarihi yoktur. Hindistan’da bir yogi bir frekansa uyumlanmayı öğrenmiştir. Artık ne kendisi hatırlanır ne de bilinir. Yaklaşık yirmi yıl önce bu frekans bana ve benimle aynı yolda yürüyenlere ulaştı. Ardından diğer frekansların, yani kanalların geliştirilmesi başladı. Bu, sıradan ama büyük bir emektir.

– Bu frekanslar yeryüzünde bekleniyor muydu, yoksa birileri tarafından mı gönderildi?

– Lütfen mistisizme sapmayalım! Hiç kimse bir şey beklemedi, hiç kimse bir şey göndermedi. Biz büyü, şeytanlık ya da sihirle uğraşmıyoruz. Bu, tamamen insan emeğinin ürünüdür; belirli becerilerin ve yetkinliklerin kazanılmasıdır.

– Okuyucularımızı en çok ilgilendiren konu, kuşkusuz kozmik enerjilerin şifa verici yönü ve hastalıkları yenmeye yardımcı olan uygulamalardır.

– Bu konudan söz etmeyi pek sevmem. Çünkü tedavi, Kozmik Enerji’nin bir yan ürünüdür; kabaca söylemek gerekirse, onun için küçük bir ayrıntıdır. Ancak bilgi bütünlüğü içinde Kozmik Enerji’yi, şifa verici yönünden ayrı düşünmek de mümkün değildir. İyi yetişmiş bir Kozmik Enerji operatörü, dalga etkisi yoluyla hastanın fiziksel ve enerjetik yapıları üzerinde çalışarak orta dereceli birçok hastalığı iyileştirebilir.

– Teşhis koyuyor musunuz?

– Tıbbi teşhisi elbette doktor koyar. Kozmik Enerji operatörüise organların durumunu değerlendirir. Örneğin akciğerlerin ya da karaciğerin zarar gördüğünü tespit edersek, bu zararın nasıl oluştuğunu inceleriz. Böbrek taşı olan hastayı ultrasona göndeririz ve birkaç seans sonrasında yapılan kontrolle taşın ortadan kalktığını doğrularız. Aynı yöntemi tüberküloz ya da ülser hastalarında da uygularız. Ancak kişi kendini iyi hissettiğinde çoğu zaman doktora gitmek istemez. Kozmik Enerji birçok hastalığı düzenler.

– “Düzenlemek” ne anlama gelir?

– İnsanın enerji alanına etki etmek demektir. Alan düzeldiğinde, bu zaten bir tedavidir. Alan normale döndüğünde kişi zamanla iyileşir. Hatta yeni başlayan birKozmik Enerji operatör bile kendi kendini tedavi edebilir. Çakralar, yani bedenin enerji yapıları üzerinde çalışarak onların işleyişini dengeler. İnsan bedeni doğal sağlığına geri döner. Yüksek düzeydeki operatörler ise felç, orta evre kanser, tüberküloz ve bazı serebral palsi türleri gibi ağır hastalıklarda etkili tedavi uygulayabilir. Bu teknikler çoğunlukla temassızdır; yalnızca bazı durumlarda el koyma yöntemi kullanılır. Hastanın kozmik titreşimlere inanıp inanmaması benim için önemli değildir. Asıl önemli olan, bizim başarıya inanmamızdır.

– Kozmik Enerji yöntemleri tıbbın yerini alabilir mi?

– Kimsenin kimseyi yerinden edeceğini sanmıyorum. Aksine, yakınlaşma ve karşılıklı anlayış süreci güçlenmelidir. Modern tıbbın oldukça katı ve geleneksel bir yapıya sahip olduğunu söylemek yanlış olmaz. Ancak ilaç tedavisi enerji etkisiyle birleştirilebilir. Bazı durumlarda tıp yetersiz kalır, bazı durumlarda ise Kozmik Enerji. Fakat güçlerini birleştirdiklerinde ortaya etkili bir tedavi yöntemi çıkar.

– Sizde duru görü yeteneği var mı?

– Bu biraz farklıdır; bu bir “görme” halidir. Bir insanın enerjisini fotoğraf üzerinden dahi görebilirim. Kozmik Enerji operatörü, enerjiyi görme ve buna dayanarak sağlık durumu hakkında çıkarım yapma yetisini geliştirir. Alan, her birimizin çevresinde bulunan enerjetik bir yapıdır. Biz, düzeltilmesi gereken organa odaklanırız. Ancak her zaman doktorlarla birlikte çalışırız; asla ilaçları kesmeyiz.

– Antibiyotikler hakkında ne düşünüyorsunuz?

– İnsanın tedavisinde iki büyük düşman vardır: antibiyotikler ve hormonlar. Bunlar son derece kötü “danışmanlardır”. Antibiyotikler bağımlılık yaratır, zararlı bakterilerin mutasyona uğramasına neden olur. Organizma genetik düzeyde değişime uğrar. Kozmik Enerji operatörleri, insanı antibiyotik ve hormon kullanmadan da iyileştirecek şekilde etkileyebilir. Grip virüsü bile üç gün içinde ortadan kaldırılabilir.

– Kozmik Enerji alkolizm ve uyuşturucu bağımlılığı gibi sorunlara çözüm olabilir mi?

– Bu bağımlılıkları ortadan kaldıran belirli frekanslar vardır. Uyuşturucu bağımlılarındaki kriz halini de hafifletiriz; ancak bazen tamamen ortadan kaldırmayız ki kişi ders alsın.

– Bu tür bağımlılıklardan çok kişi kurtuldu mu?

– Birçok insan kurtulabilir. Ancak kişinin çevresi büyük rol oynar. Eski arkadaşlar ve alışkanlıklar kişiyi geri çeker. En önemli unsur, kişinin gerçekten iyileşmek istemesidir. Zorla tedavi mümkün değildir.

– Kozmik Enerji operatörleri diğer insanlardan farklı mıdır?

– Evet. Belirli kozmik enerjilere uyumlanan insanın dünya görüşü değişir. Her şeyi farklı görmeye başlar. Hayatının pek çok alanı olumlu yönde değişir. Bu bir büyü değil, insanın kendisini değiştirmesidir. Enerjisi pozitif hale gelir. İnsanlar ona çekilir. İşleri yoluna girer. Kozmik Enerji operatörü tarafsızdır, duygularına hakimdir. Bağırsa bile bu öfke değildir; sadece kendini ifade etme biçimidir. İç dünyasında tam bir huzur vardır. İntikam almaz, agresif değildir, doğru kararlar verir.

– Bu değişimi sağlayan şey nedir?

– Yine “yukarıdan gelen bilgi” diyorsunuz! Yeşil adamları beklemeyin! Kimse gelip bize yaşamın kurallarını öğretmeyecek. Kendi kaderimizi kendimiz yaratmalı ve gezegenimizin sorumluluğunu üstlenmeliyiz. Benim amacım bilgiyi yaymaktır. Kozmik Enerji operatörü savaş istemez; tüm dünyaya “hadi barış içinde yaşayalım” demeye hazırdır.

Kozmik Enerji ne dine ne de millete aittir; evrenseldir. İki gerçek operatör her zaman anlaşır. Ancak günümüzde bu alandaki yayınların çoğu reklam niteliğindedir. Bazıları maddi kazanç ve gurur peşindedir. Ama her artının yanında bir eksi de bulunur.

Kozmik Enerji operatörü, bir “kozmik savaşçı” olabilir; astral-zamansal düzlemlerde seyahat edebilir, paralel dünyalar hakkında bilgi edinebilir. Ancak bu, ileri düzey ustalara mahsustur. Doğanın enerjileri hakkında bilgi almak mümkündür. Bu son derece ilgi çekicidir. İnsanın her şeye uyumlanabilmesi ve hatta hareketli görüntüler elde etmesi mümkündür. Bu, Kozmos’un üçüncü yasasıdır: her şey, her şeyin içindedir.

– Derneğinizin amacı nedir?

– Kozmik Enerji’nin en önemli alanlarından biri olan ekolojiyi geliştirmektir. Belirli frekanslarla çevresel sorunlar çözülebilir. Ukrayna’da yapılan deneylerde Colorado böceğinin tarlalardan uzaklaştırılması sağlanmıştır. Bu böcekler ormanlara yönelir ve orada kuşlar tarafından tüketilir. Ölü göller yeniden canlandırılabilir. Moskova Devlet Üniversitesi ile yürütülen çalışmalarda bakteriler üzerinde olumlu sonuçlar elde edilmiştir. Kozmik Enerji biyoteknolojiye açılan bir kapıdır.

– Geleceği nasıl görüyorsunuz?

– İki yıl içinde büyük bir yükseliş yaşanacaktır. Tüm dünyaya hızla yayılacaktır. Bu bilgi insanlara sunulmalıdır; gizlenmemelidir. Kozmik Enerji tükenmez bir potansiyeldir.

– Toplumsal hayata etkisi olabilir mi?

– Evet, ancak zamanla. Daha fazla insan bu yöntemi öğrendikçe dünya daha az agresif, daha bilinçli ve daha doğru kararlar alan bireylerle dolacaktır.