20. yüzyılın ilk yarısında Walter Cannon, organizmanın temel içsel parametrelerinin sürekliliğini korumaktan sorumlu bütüncül ve kendi kendini sürdüren sistemi tanımlamak üzere “homeostaz” kavramını ortaya koydu. Modern tıpta organizmanın homeostazı, onun çok katmanlı yapısını açığa çıkaran bir şema halinde ele alınmaktadır. Bilimin kuşkusuz önemli başarılarından biri olan bu şema, düzeyler arasındaki geçişlerin temel yasalarını oldukça açık biçimde tarif ederken, organizmanın temel işlevsel alt sistemlerinin durumlarını da anlamlı biçimde ortaya koymaktadır.

“Biçimi olmayan şeye yol denir; biçimi olana ise araç.” Dünya’nın plazmoid uygarlığı konusu bugün fazlasıyla günceldir ve uzun zamandır yalnızca anomal olay araştırmacılarının değil, resmi bilimin de ilgisini çekmektedir. Plazmoidler ve plazmozavrlar, sprite’lar ve critter’lar, küresel yıldırım ve kutup ışıkları… Bütün bu olgular yalnızca akılcı açıklamalar değil, aynı zamanda onların doğasına ve kaynağına ilişkin açık bilgiye, her yaşam biçimine duyulan saygıya ve karşılıklı bağ kurma sanatına dayanan pratik uygulama yöntemleri de gerektirir; düşüncesiz bir tüketim anlayışını değil… Başlangıç olarak, halihazırda bilinen olguların, tanık anlatım

Evet, gerçekten de dört yılı aşkın bir süre toplumdan, yani onun sorunlarından, tutkularından ve çalkantılarından uzakta yaşadım. Dahası, tam bir yılı bütünüyle yalnızlık içinde, Tanrı Dağları’ndaki bir mağarada, deniz seviyesinden 1800 metre yüksekte geçirdim. Bu mağara eşsiz bir yerdi; hava sıcaklığı kışın tipi ve ayazda bile sekiz derecenin altına düşmezdi. Oradan çıkmak neredeyse imkansızdı; çünkü kar yağışları başladığında çevre bütünüyle üç metrelik kar yığınlarıyla kapanır, içinden kurtulmak umutsuz bir işe dönüşürdü.

Son dönemde moda haline gelen ve sıkça kullanılan “Kozmik Enerji” terimi, her ne kadar bilinçaltımızda anlamını sezgisel olarak kavrar gibi olsak da bu alana yabancı olanlar için pek çok gizemi içinde barındırmaktadır. Sanki bu, Kozmos’unenerjisi ve onun biz dünyalılarla olan bağıdır. Ancak bu, genel olarak doğru sayılabilecek algının ardında aslında ne yatmaktadır? “Zazerkalye” köşesinin önceki sayısında başlattığımız Kozmik Enerji üzerine sohbetimize yeniden dönüyoruz. Bugünkü konuğumuz, Kozmik Enerji’ninkurucusu, akademisyen Vladimir Aleksandroviç Petrov’dur. Ancak söyleşiye geçmeden önce, kendisinin şu sözlerini aktarmak yerinde olacaktır: “Kozmik Enerji, ge